Sosyal medyada detoks zamanı!

170027 views Yorum yap

 

Facebook depresyonunu duymuş muydun? Peki ya sosyal medya detoksunu? O zaman doğru noktadasın:)

Yazı Fatma Karaca

Telefonumuzla uyanıp telefonumuzla uyuyoruz. Sevgilimizden, ailemizden çok telefonla vakit geçirdiğimiz doğru:) Unutmak mı? Belki çantamızı unuturuz ama telefonu asla! Tabii ki bu kadar bağımlı olmamızın en büyük etkeni de bizi eğlendiren uygulamalar, sayısız Whatsapp grubu, silinmeden Snap’lere anında bakma heyecanı, Twitter’dan gündemi takip etme, Instagram ve Facebook gönderileri… 24 saatlik bir günde bu kadar şeye nasıl yetişebildiğimizde ayrı bir konu aslında:) Ya da doğru soru; bunlar bizim için iyi mi kötü? İlk etapta arkadaşlarımızla konuşmak istediklerimizi anında konuşup paylaşabildiğimiz, her şeyi yakından takip ettiğimiz için “İyi” diye cevap verebiliriz. Ancak son zamanlarda sosyal medyanın olumsuz etkilerine karşı uzmanlardan bir bir öneriler geliyor. Bunlardan biri de sosyal medya detoksu! Sadece güzelleşmek, sağlıklı olmak ya da zayıflamak için değil ruhunu ve zihnini dinlendirmek için de detoksu yapabilirsin.

 

Yeni depresyon şekli: Facebook depresyonu!

Depresyonun pek çok sebebi var ama en son çıkanı Facebook depresyonu:) Sosyal medya detoksunun önerilmesinin en önemli sebebi de bu aslında. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Begüm Ayşegül Aydınoğlu bunu şöyle açıklıyor:” Son zamanlarda hayatımıza giren Facebook depresyonu sosyal medya sitelerinde yoğun zaman harcayanların yaşadığı bir durum. Facebook depresyonu yaşayanlarda; üzüntü ve çökkünlük gibi depresif ruh hali, ilgi kaybı, uykusuzluk veya aşırı uyuma, iştah kaybı ve dikkati odaklayamama gibi belirtiler yaşanır. Sosyal medya ortamında çevrimiçi kurulan sanal dünya, Facebook depresyonunun tetikleyicisidir. Aynı zamanda kişiler agresif tutumlar sergileyebiliyor. Facebook ortamında maruz kalınan siber zorbalık bu sebeplerden bir tanesidir. Bir diğer yönden ise, sosyal medya ortamı kendimizi diğer kişilerle karşılaştırma ve rekabet duygularının artmasına sebep oluyor. ‘Kaç tane arkadaşım var’, ‘Kaç tane doğum günü kutlama mesajı aldım’, ‘Gönderdiğim fotoğraf ya da ileti kaç tane beğeni aldı’ gibi kıyaslamalar ruh sağlığımıza hiç iyi gelmiyor. Yapılan çalışmalar, bu mukayesenin depresif semptomları artırdığını gösteriyor. Ayrıca, gönderilen iletilere cevap verilmemesi ya da paylaşılan fotoğrafların beğeni almaması kendimizi değersiz hissetmemize sebep oluyor. Facebook, Instagram, Snapchat gibi sosyal medya araçlarının uzun süreli kullanımı özgüvenimizin, beden algılarımızı ve yeme alışkanlıklarımızı da olumsuz yönde etkiliyor. Nasıl göründüğümüze dair kaygılar artıyor ve mükemmel görünüme, mükemmel bedene sahip olma ya da paylaşım sitelerinde yüksek oranda beğeni alma baskısını üzerimizde hissediyoruz. Çalışmaların ortaya çıkardığı bir diğer sonuç ise Facebook kullanımının artmasının düşük akademik ortalama ve haftalık ders çalışmaya harcanan sürede azalma ile ilişkili olduğu.

 

Nasıl yapacaksın?

Detoks yapıp sosyal medyadan uzak kaldığında kendini kapana kısılmış, yalnızmışsın gibi hissedeceğini düşünüp kaygılanıyorsan, acilen sakin ol:) İyi taraflarına odaklan. Öncelikle her an ulaşılabilir olmak büyük bir baskı. Arkadaşın bir şey yazdığında cevap vermek istemediğinde, herhangi bir paylaşıma geri dönmediğinde bu arkadaşlığınızı bozabilir. Bunu bilmek bile çok büyük baskı. Bu yüzden bir süre ara vermenin seni özgürleştirdiğini bile hissedeceksin. Bunun için kamplar ve uygulamalar da var. Ama sen tek başına da yapabilirsin. Peki nasıl yapacaksın? İşte ipuçları;

 

  • Elektronik ne varsa yatağından ve yemek masasından uzaklaştır. Evet canım o tablet de gidiyor:)
  • Sosyal medya bildirimlerinin hepsini kapat, istemeden dikkatini çekmesine müsaade etme.
  • Tüm e-maillerine tek bir seferde cevap yaz. Sürekli bunun için bilgisayarını ya da tabletini açma.
  • Ders çalışırken dijital medya araçlarından uzak durmalısın. Televizyon, bilgisayar, telefon her şey uzağında olmalı.
  • O zaman nasıl uyanacağım diyorsun. O halde kendine hem yeni hem de sağlıklı uyanma ve uyuma alışkanlıkları bulmasın. Örneğin eski model bir çalar saat alabilir, akşamları da telefona bakıp uyumak yerine kitap okumayı deneyebilirsin.
  • Sevdiğin kişilere, aktivitelere ve hobilerine gerçekten zaman ayırmayı denemelisin.

 

Bunların sonucunda; ilk günlerde çok zorlansan da çevrendekiler sana uzaylı gibi baksa da bir süre sonra daha keyifli olacağını, yaratıcılığının arttığını, her şeye daha kolay konsantre olduğunu ve ilişkilerinin daha da güçlendiğini hissedeceksin. Haydi bakalım, en azından birkaç hafta denemeye değer:)

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir