Parti felaketleri

3164 views Yorum yap
alt

Felaket 3
“Bu benim elbisem”
O elbiseyi haftalarca hayal ettin.. sahip olabilmek için babana yalvardın.. annenin tüm isteklerini yaptın. Biriktirdiğin harçlıklarını da katarak sonunda en büyük arzuna kavuştun. Artık sen ve elbisen, Merve’nin doğumgününde sevgilinle pistte kurtlarınızı dökmeye hazırsınız. Ama o da ne? Hiç tanımadığın şu çırpı kızın üzerindeki senin elbisenin aynısı değil mi?
Ne yapmalı: Önce tarafsız olabilecek bir arkadaşına elbisenin en çok hanginize yakıştığını sorabilirsin. Yanıtı “tabii ki sana” olursa, merak edilecek bir şey yok demektir. Büyük ihtimalle sen, elbiseyi üzerinde daha iyi taşıyorsun. Zaten hiç tanımadığın bu kızla yan yana gelme olasılığınız çok düşük. Kalabalığın içinde sevgilin ve yakın arkadaşların dışında olayı kimse fark etmeyecektir. Ama sen onun varlığını bilmekten bile rahatsızlık duyuyorsan, yanında getirdiğin şalını omuzlara alabilir ya da arkadaşından hırkasını, fularını, kolyesini, kemerini ödünç alarak elbisende küçük değişiklikler yaratabilir, eğlenceye kaldığı yerden devam edebilirsin.
Ne yapmamalı: En başta zavallı kıza pis bakışlar fırlatmaktan vazgeç. Sonuçta onun da bu durumda olmaktan hoşnut olmayacağı kesin. Partiyi, dolayısıyla eğlenceyi sırf bu nedenden ötürü terk etmek veya bir köşede somurtarak oturmak da çözüm değil. Hele hele kızın üzerine bir kadeh meyve kokteylini “yanlışlıkla” boşaltmayı aklından bile geçirme! Ne
kadar ayıp!

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6

BENZER HABERLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir