Romantik prens Can Sipahi

3531 views Yorum yap

İntikam dizisinin yakışıklı oyuncusu Can Sipahi ile minik bir sohbete var mısın?

Yazı: Fatma Karaca

“İntikam”ın kadrosuna nasıl dahil oldun?
Disney Art Attack programının ön görüşmelerinde tesadüf eseri cast direktörü Mine Güler ile tanışma ve muhabbet etme fırsatım oldu. Birkaç ay sonra Mine Hanım “İntikam”dan ve Barış karakterinden bahsetti. Proje hakkında konuşmamızdan sonra heyecanla ve büyük bir istekle ajans kurucumuz Sumru Onat’a durumu bildirdim. Böylece İntikam serüveni başlamış oldu.

Barış’ın sana benzeyen özellikleri var mı?
Elbette ki var. Ne de olsa Barış’ın duyguları, benim duygu süzgecimden geçerek hayat buluyor. Bunları dışa vuruş şekillerimiz farklı, çünkü farklı hayatlar yaşadık. Barış karakteriyle en benzer yanımız, güçlükle karşıladığında yılmayan savaşçı kişiliğimiz. Ben de yaşamın içinde bir sorunla karşılaştığımda, yılgınlık göstermeyen biriyim. Ümitsizliğe kapılmadan direnmeyi, sonuca ulaşmayı severim. Dediğim gibi, alfabemiz, aynı fakat kurduğumuz cümleler farklı.

Bu mücadeleci ruhun aşk konusunda da geçerli mi? Sen de Barış gibi Cemre’den ayrılmamak için her şeyi yapar mısın?
Aşk için kim sonuna kadar mücadele etmez ki? Yaşadığınız gerçek bir aşksa, tersini yapıp pes etmek mümkün değil zaten. Aşk, sahip olunabilecek en yoğun duygulardan biridir. Can Yücel’in çok sevdiğim bir lafı vardır: “Aşk, kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, özne ile yüklem değil, iki yürek gerekir.” İki yürek, aşk anlamını kazanabilmek için ise her yolu dener. Yol yoksa o yolu yapar…”

Kız arkadaşın var mı?
Evet uzun süredir birlikte olduğum, çok sevdiğim ve aşık olduğum bir kız arkadaşım var. Adı Yasemin, benim için dünyanın en güzel çiçeği.

Anlaşılan yıllar duygularında hiçbir değişiklik yaratmamış:) Şimdiye kadar ona yaptığın en büyük sürpriz ne?

Yaptığım sürprizin büyüklüğünü Yasemin’e sormak gerek, ama hazırlarken en çok eğlendiğim sürpriz, üzerinde ultra mega romantik bir fotoğrafımızın olduğu puzzle. Sevgililer Günü’ydü ve o gün hem mutfaktaki hünerlerimi hem de sürprizlerdeki şaşırtıcı zekamı göstermeliydim. İlk başta fotoğrafı kocaman bir şekilde bastırdım. Daha sonra kartondan küçük küçük küpler hazırladım. Fotoğrafın altına, yaklaşık 30 tane küp yapıştırdım ve fotoğrafı eşit 30 parçaya kestim. Sonra bu 30 parçanın yerlerini değiştirdim. Hepsinin içine ufak bir hediye koyup yanına da onunla olmaktan duyduğum mutluluğu anlatan notlar yazdım. Puzzle’ı yaptığında kronolojik bir şekilde anılarımıza ulaşabilecekti ve her bir kutuda ufak bir hediye onu bekliyor olacaktı. Hediye kısmı çok iyi gitti ve amacına ulaştı. Fakat yemek için aynısını söyleyemeyeceğim:)

Sayfalar: 1 2 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir