Genel Manşet Ünlüler

Canavarlara karşı

Dylan O’Brien’ı yeniden yaratıklarla savaşırken görmek isteyenler el kaldırsın! Oyuncunun bir canavar kıyameti sonrası hayatta kalma mücadelesini izlediğimiz yeni filmi “Love and Monsters” yayınlandı.

Yazı İrem Naz Güvel

Aşkının peşinden gidiyor

Dylan O’Brien’ın yeni projelerine hasret kaldığını biliyoruz. Büyük bir mutlulukla bu özlemin artık sona erdiğini müjdeliyoruz. Oyuncunun “Love and Monsters” filmi Netflix’te yayına girdi. Dylan bu filmde komik ve sevdiklerini korumaya çalışan Joel Dawson olarak karşımızda. Dünya canavarların istilası altındadır. Joel, 7 yıl boyunca hiç görüşmediği lisedeki kız arkadaşı Aimee ile telsiz aracılığıyla yeniden konuşmaya başlar. Joel’in Aimee’ye karşı duyguları gittikçe kabarır ve onu görmek ister. Ancak Aimee 135 km uzaktadır. Joel’in kahramanlık hisleri harekete geçer ve sevdiği kıza ulaşmak için canavarlarla dolu bir yolculuğa başlar. Dylan ile birlikte filmde Jessica Henwick, Dan Ewing, Michael Rooker ve Ariana Greenblatt yer alıyor.

Oscar adayı

Filmin ilk hazırlıkları ta 2012’ye dayanıyor. 2018 yılında Dylan filme dahil oldu ve çekimler bir yılın sonunda tamamlandı. “Love and Monsters”ın bu şubat ayında vizyonda olması planlanıyordu ancak pandemi nedeniyle sinema salonlarının kapalı olması filmin dijital platforma taşıdı. Çok sevilen film 93. Akademi Ödülleri’nde, film En İyi Görsel Efekt dalında aday oldu.

“Fikir çok yaratıcı”

Dylan senaryoyu okuduğu ilk anda, filmin ne kadar orijinal olduğunu görüp hemen çekimlere başlamak istemiş. “Yarattığı dünyayı ve canavarların unsurlarını sevdim. Fikir çok yaratıcı. Bu kıyamet versiyonu benim için her zaman bir tür hiciv. Senaryoyu ve tüm karakterleri sevdim” diye filmle ilgili hoşuna giden detayları paylaşıyor.

Animasyonun gerçek hali

Aimee’ye hayat veren Jessica, filmin hikayesi gereği bunun çok güzel bir animasyon film olabileceğini düşünmüş. Bu yüzden live action olarak filmin nasıl uyarlanacağını çok merak etmiş. Ayrıca Dylan’ın birlikte çalıştığı en komik, en cömert oyunculardan biri olduğunu söylüyor. “Hepimiz onun doğaçlamalarına bayılıyorduk. Kötü olan şey sadece yüzde 50’sinin filme dahil olması. Silinen sahnelerin ortaya çıkması için sabırsızlanıyorum” diye ekliyor.

Şakacı Dylan

Dylan’ın sette herkesi güldürmesi hiç de şaşırtıcı değil. Filmde Minnow’u canlandıran Ariana ile özellikle uğraşıyormuş. Onunla ağabey kardeş ilişkisi kuran Dylan, onu sürekli şakasına kızdırdığı gibi, oyunculuk hakkında da tüyolar veriyormuş.

Sadık dost

Setin tek eğlence kaynağı Dylan değil. Filmde Joel ile birlikte maceraya koşan sevimli köpek de ekibin maskotu olmuş. Aslında iki köpek varmış; biri filmde gördüğümüz Hero, diğeri de onun dublörü Dodge. Ancak Dylan köpeklerle fazla oynadığı için yönetmenden azar işitmiş. Çünkü köpekleri kendisine alıştırırsa tam anlamıyla oyunculuklarını sergileyemeyeceklerini ve köpeklerin onunla etrafta oynamak isteyeceğini söylenmiş. Mecburen Dylan da onlarla geçirdiği süreyi daraltmış:(

Maceraya devam mı?

Bununla ilgili bazı tartışmalar var. Yönetmen Michael Matthews filmi ilk başta bir seri olarak tasarlamadıklarını şu şekilde aktarıyor; “Aklımızda sadece ‘Hadi harika bir film yapalım!’ fikri vardı. Cevabın ne olduğunu ve nasıl olduğunu görelim. Sonra da o dünyanın nereye gidebileceğini düşünelim diye tasarlamıştık.” Sonuç olarak devam filme sıcak bakılıyormuş. Bizce film, bir seriye dönüşme konusunda yüksek potansiyele sahip.

Yorum Yapın