Genel Manşet Ünlüler

Anya-kından tanı

“The Queen’s Gambit”in Beth Harmon’ı gerçek hayatta da çok yetenekli. Başarılı oyuncu Anya Taylor-Joy’u mercek altına aldık.

“Arjantinli olduğum için gururluyum”

Altı kardeşin en küçüğü olan Anya Taylor-Joy, Miami’de doğdu. Ancak çok küçük yaştan itibaren dünyanın birçok yerinde yaşamak zorunda kaldı. İlk başta Arjantin’e ve 6 yaşındayken de Londra’ya taşındı. İngiltere’ye taşınana kadar sadece İspanyolca biliyordu ve İngilizce öğrenmeyi reddetti. Tabii bu direnişi sadece bir süre devam etmiş. İngilizcesini “Harry Potter” kitaplarını okuyarak geliştirdi. Annesi Afrika-İspanyol-İngiliz ve babası İskoç-Arjantinli. Kökenleri üzerine konuşan Anya, “Pek çok farklı yerden geliyorum ama sanırım sıcaklığım ve hayata bakış açım Arjantin’den geliyor. Kökenlerimin bu kısmı için çok minnettarım. Arjantin’den geldiğim için çok gurur duyuyorum” diyor.

Korku filmi tarzında keşfedilme

Anya’nın göz kamaştıran bir güzelliği var. “Bu kız çok başarılı manken de olabilirdi” diye aklında geçirdiysen söyleyelim, oyunculuktan önce modellik yapıyordu. Ancak keşfedilme hikayesi oldukça ilginç. 16 yaşında köpeğini dolaştırdığı sırada bir araba onu takip etmeye başlamış. Bunu fark eden Anya panik olup kaçmaya çalışmış. Arabadan biri ona, “Eğer durmazsan, pişman olmayacaksın” demiş ve o da durmuş. Bu hikayenin kötü bir örnek olduğunu söyleyen Anya, daha sonra arabadakilerin ünlü bir modellik şirketinin başındaki kişiler olduğunu öğrenmiş. Böylece modellik kariyeri başlamış.

Genç Angelina

Modellik yapsa da, gönlü hep oyunculuktan yana olan Anya, bu hayalini gerçekleştirmek için “Maleficent” filminin seçmelerine katıldı. Angelina Jolie’nin canlandırdığı Maleficent karakterinin gençliği için hazırlandı ancak rolü kaybetti. “Şimdiye kadarki en büyük Disney hayranıyım. Rolü alamadığımı öğrendiğimde ağladım. Bu, bir seçmede en son ağladığım zamandı” diye yaşadığı hayal kırıklığını anlatıyor. Fakat bu, onun daha çok sıkı çalışmasına sebep olmuş.

En başarılı cadı

İlk büyük başrolünü “The Witch” filminde kaptı. Bu onun için çok stresli bir durumdu çünkü daha önce çok fazla oyunculuk deneyimi yoktu. Buna rağmen yönetmenin dikkatini çekti. Yönetmen seçmelerde ilk onun kasetini izlemiş ve diğer adaylara bakmadan onun başrol olmasına karar vermiş. Anya ise seçmeler öncesi hiç uyuyamadığını ve rolü alamayacağını düşündüğünü anlatıyor. Ama sonuç olarak kazanan taraf Anya oldu:)

Eğitimli bir balerin

Anya oyunculuk macerasına başlamadan önce 15 yaşına kadar sıkı bir şekilde bale ve dans eğitimi aldı. 15 yaşından sonra oyunculuk ve bale arasında seçim yapmak zorunda kaldı. En sonunda, yaklaşık 10 yaşında bir okul oyununda ilk kez deneyimlediği oyunculuğa odaklanmayı seçti; “Oyunculuktan vazgeçemiyorum. Oyunculuk hayatımın aşkı ve bu yüzden onu takip etmem gerekiyor.” “The Queen’s Gambit’in”te Anya’nın taşları oynatırken el hareketleri ne kadar zarifti değil mi? Bu hareketleri bale eğitiminden öğrendikleriyle kendi tasarlamış. Anya’nın yetenekleri burada bitiyor. Boş zamanlarında ukulele ve elektro gitar çalmayı seviyor. “Ukulele çalıyorum. Kendi şarkılarımı yazıyorum. İlk elektro gitarımı yeni aldım. Onunla bir şeyler çalıyorum” diyen Anya, müziğe karşı ilgisinden bahsediyor. Bakalım daha başka ne gibi yetenekleri ortaya çıkacak.

Yorum Yapın