Ünlüler

110

Ursula Le Guin’in fantastik dünyalar kurduğu kitapları vardır. Siz de bize kendi hayalinizdeki fantastik dünyayı anlatın…
Candan: Bütün fizik kurallarını yönlendirebildiğim bir dünyada yaşamak isterdim. 
Mehmet: Hayvanlarla konuşabileceğim bir dünya isterdim:) Sokaktaki kediyle konuşmak isterdim örneğin. Nasıl insanlar yolda yürürken, “Ya faturayı da ödeyemedik yine” diye düşünüyorlarsa, kedi de köpeklerden dert yanacak mesela:) Çok komik olurdu. 
Candan: La Fontaine yaptı onu canım daha önce:) 
Ozan: “Mesaj” diye bir film var. Oradaki yolculuğa benzer yolculukların mümkün olduğu bir dünya isterdim. En son ada gibi bir yere gidiyorlar. O yolculuğu yaşamak isterdim. 
Burak: İlkel, imkanları az, eski çağlarda yaşamak isterdim. Taş devri gibi değil, orta çağ olabilir.

Nasıl bir sahnede, nasıl bir dekorla konser vermek isterdiniz?
Ozan: Holagramların olduğu bir sahne olurdu.    
Candan: Girişte herkes sahneye havada asılı olarak gelmeli. 
Ozan: Konserin bir yerinde seyircilerden bazılarını da kaldıracaklar havaya…
Mehmet: Burak, Gökçe’nin klibinde böyle suyun içinde seksi bir şekilde gitar çalıyordu ya, öyle suda konser de olabilir mesela. 
Ara: Su altı konseri yapalım bence. 
Mehmet: İnip kalkan sahne isterdim.
Candan: Bunların hepsini aynı anda yapmak çok güzel olurdu!

Rock, sahne, aşk… Bu üçü yan yana gelince neler oluyor?
Candan: Gösteri sanatlarıyla uğraşan pek çok insanın bu bileşimle ilgili sorunlar yaşadığına inanıyorum. Olmaması imkansız çünkü şöyle bir gerçek var; dünyanın en çirkin adamı da olsan, sahneye çıktığın zaman, belli bir karizmaya sahip oluyorsun. Yüzüne bile bakmayacak insanlar, sana hayranlık duyuyorlar. Sahne karizman yüzünden birileri sana hayranlık duyuyor, mesajlar atıyor ve sen de bu arada kendi ilişkini sürdürmeye çalışıyorsun. Bir süre sonra aşk diye bir şey kalmıyor zaten. 
Mehmet: Kim gerçekten senden hoşlanıyor, kim sahnedeki senden hoşlanıyor anlayamıyorsun. 
Candan: Kitlen arttıkça, korkuların daha fazla olmaya başlıyor. 5 sene sonra, “Acaba kafasından neler geçiyor?”diye daha çok düşüneceğiz muhtemelen. 
Mehmet: “Beni mi yoksa konumumu mu seviyor” diye düşüneceğiz.

 

Yorum Yapın