Manşet Röportaj Ünlüler

10 parmağında 10 yetenek

“Lie” şarkısıyla müzik sektörüne adım atan genç yetenek Alara Eriç, birçok alanda yetenekli olduğunu kanıtlıyor. Onu yakından tanıman için samimi bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportaj İrem Naz Güvel

Fotoğraflar Ece Oğultürk

Seni yakında tanıyabilir miyiz?

2003 doğumluyum ve Galatasaray Lisesi’nde son sınıf öğrencisiyim. 2 sene hazırlık, 9 sene ana eğitim, 1 yıl da staj yaparak Profesyonel Klasik Bale ve Modern Dansta diplomamı aldım ve MASTER seviyesine geldim. 7 yaşımda ise piyanoya başladım. Bu arada ilk ve ortaokul zamanlarımda oyunculuk anlamında da birçok dizi filmde oynadım. Bestelerimin çoğunu piyano ile yaptım. Gitar ve ukuleleyi de kendim öğrendim. Sahne sanatlarını kariyer olarak yapmak istediğimi 16 yaşında dünya çapında seçmelere gönderdiğim performansla on binlerce kişi arasından okuma hakkı kazanıp seçildiğim UCLA ve yine on binlerce kişi arasından seçilip üstüne bursta aldığım AMDA sahne sanatları okullarında okuduktan sonra karar verdim. Amerika’dan döndükten sonra bir hikaye anlatıcısı gibi gördüğüm, hissettiğim her şeyi enstrümanlarla çalmaya ve bestelemeye başladım. Bir anda çok sayıda beste yaptım ve vokal koçu olarak müzikal tiyatro olarak MSGSÜ öğretim görevlisi Salih Kanburoğlu ile çalıştım. Covid-19 sebebiyle eğitimlere ara verince uzak eğitimle Nilüfer Çelik ile çalışmaya başladım.

 

Tebrikler ilk single’ın “Lie” yayınlandı. Şarkının macerasını anlatır mısın?

Teşekkürler. “Lie”ı 16 yaşında odamda ukulele ile yazmıştım. İlk yazdığım hali şu anki halinden biraz farklı. Producer olarak seçtiğim beraber çalıştığımız Batuhan Çaldıran’a şarkıyı ukulele ile çektiğim halini demo olarak götürdüm ve nasıl bir tarzda yapmak istediğimizi düşündük. Şarkının altyapısı 1 hafta içinde çıktı ve hemen stüdyo kaydına girdim. Bu zamana kadar aklımda düet fikri hiç yoktu. İngilizce parça olduğu için okuduğum okul UCLA ile iletişime geçtim. Emma adında bir arkadaşım bana bu konuda yardımcı oldu ve bu sayede Konnor ile yollarımız kesişti. Konnor’a şarkıyı gönderdim ve kendisi şarkımı çok beğendi. Bu şarkının hikayesi uzaktan yaşanan bir aşktı ve kesinlikle hem kızın hem de erkeğin gözüyle sözleri yazmamız gerektiğini düşündük. Hemen sözlerine erkek bakış açışını ekledik. Konnor, bana vokallerini attı ve biz burada ikimizin vokallerini birleştirdik. Şarkı o kadar güzel ve duygusal olmuştu ki, bu şarkıya klip çekmek zorunda gibi hissettim. Covid-19 zamanında birlikte oynayacağımız bir klip çekmenin imkansız olduğu ve aramızda neredeyse bir okyanus olduğunu düşünürsek, bu çok zorlu bir klip olurdu bizim için. Lie’ın anlattığı “uzak ilişki hikayesi” üzerinden yola çıktım ve kliplerinde iki farklı dünyayı anlatması gerektiğini düşündüm. Biz İstanbul’da klibi çektikten sonra klibi Amerika’da yönetmen olarak anlaştığımız Noah’ya attık. Noah bizim sahnelerimize göre Konnor’ı çekti. Şarkı ve klip bitmişti. Neredeyse 7 ay hiç durmadan bu proje üzerinde çalıştım. Açıkçası benim için her zaman kalbimde çok önemli bir yere sahip olacak “Lie”.

Neden İngilizce şarkı yapmak istedin? Bundan sonra bu şekilde mi ilerleyeceksin?

Lise son sınıfta olduğum için bu yıl üniversite başvuruları yaptığım bir yıl. Hedefimde yurtdışındaki müzik-sanat okulları da olduğundan başvurumda kendi yaptığım parçayı ve senaryosunu kendi yazdığım klibi sunarım diye düşündüğüm için ilk İngilizce parçamı hayata geçirdim. Benim hem İngilizce hem Türkçe hatta Fransızca şarkılarım var ama müzik günümüzde inanılmaz global ve Türkiye’de dinlenen müzik listelerine baktığınızda yabancı şarkıların da ciddi oranda dinlendiğini görüyoruz. O kadar çok şarkım var ki içlerinden biri olacaktı. O da şans eseri üniversite başvurularımda kullanmak için “Lie” oldu.

Türkçe şarkılar da dinleyecek miyiz senden?

Türkçe şarkılarım fazlasıyla var hatta mayısta harika bir yaz şarkısı çıkarıyorum. Harika bir dans parçası, dinlerken yerinizde duramayacağınız türden. Umarım pandemi etkisini yitirir, eski günlere ve eski yazlara döneriz.

Örnek aldığın isimler kimler?

Türkiye’den Sezen Aksu, Kenan Doğulu, Şebnem Ferah; dünyadan Taylor Swift, Ariana Grande, yine benim jenerasyondan Conan Gray, Olivia Rodrigo.

Oyunculuk eğitimin de var. İleride ekrana çıkmak gibi hedefin var mı?

Sahne sanatları eğitimi aldım aslında ve oyunculuğu seviyorum. Yurtdışında eski ve yeni nesilde de şarkıcılık ve oyunculuk bir arada yürütülüyor mesela yeni nesillerden Justin Timberlake, Jennifer Lopez, Harry Styles, Selena Gomez oyunculukta çok başarılı isimler. Cher, Lady Gaga, Whitney Houston, Madonna gibi büyük sesler de oyunculukta iddialı işler çıkardı.

Bir Instagram post’una “Jane Austen filmlerinde oynamalısın” yorumu yapılmış. Aklında kendine yakıştırdığın rol veya roller var mı?

Jane Austen’ın romanlarından sinemaya uyarlanmış “Aşk ve Gurur” beyaz perdede de çok beğenilmişti. Çünkü romandan sinemaya uyarlanan hikayeler genelde kitap okurken herkes kendi karakterini hayalinde yaşattığı için çok benimsenmeyebiliyor. Elizabeth Bennet rolü Keira Knightley’e çok iyi oturmuştu ben de o rolde oynamayı çok isterdim. Dönem karakterleri ve kıyafetlerini inanılmaz seviyor ve hayatımda da sıklıkla kullanıyorum. Mesela “Lie” şarkımın fotoğraf çekimleri için Tamer Yılmaz ile çalıştık kendisi fotoğrafçılık konusunda üstattır. Fotoğraf çekimlerinden sonra birçok kişi Truvalı Helen karakterini çağrıştırdığımı söyledi. Benim için bir dönem karakterini çağrıştırmak çok keyifli çünkü Truvalı Helen gençliği ve uğruna savaşılacak güzelliği simgeliyor. Kısacası dönem filmlerini çok seviyorum yakın tarihli Türk edebiyatından “Çalıkuşu”, “Aşk-ı Memnu”, “Yaprak Dökümü” gibi dizi filmlerde de mekan ve dönem kıyafetleri çok zarif ve şık görünüyor.

Peki, pandemide günlerin nasıl geçiyor?

Öncelikle eğitimim online devam ediyor, liseyi bitiriyorum. Covid-19 salgını sebebiyle daha çok evde bulunuyorum. Vokal koçuma, spora, stüdyoya gidiyorum sadece, evde piyano çalıyorum, şarkılarımı besteliyorum, köpeklerimle ilgileniyorum.

Instagram hesabında birbirinden güzel pozların var. Bize poz vermekle ilgili ipuçları verir misin?

Aslında çok özel bir fotoğraf kültürüm yok yeni yeni öğrenmeye çalışıyorum. Kelime anlamı olarak fotoğraf ışık yardımı ile iz bırakmak anlamına geliyor yani en önemli şey aslında ışık. Eğer fotoğrafı çekilen nesne ya da kişi istenilen ışığı almıyorsa fotoğraf çok kaliteli çıkmaz kendi fotoğraflarımı günlük hayatımda ışığa önem vererek çekmeye çalışıyorum.

Son olarak Heygirl okuyucularına neler söylemek istersin?

En iyi bildikleri ve mutlu oldukları işi yapsınlar! Herkesi dinleyip, kariyer planlarını uzun vadeli düşünüp en son kararlarını kendileri vermeleri yaptıkları işte mutlu olmalarını sağlayacaktır.

En son’lar

En son yarıda bıraktığın dizi? “Supernatural” maalesef, yine başlayacağım.

En son dans ettiğin şarkı? Kendi şarkım dans şarkısı olduğu için provalarını yapıyorum onun dışında Selena Gomez’den “Let Me Get Me”.

En son aldığın makyaj ürünü? Benefit Benetint Dudak ve Yanak Renklendirici.

En son telefonuna indirdiğin uygulama? Clubhouse.

Yorum Yapın