Pardon, adınız neydi sizin?

1040 views Yorum yap

Dizi ve filmlerde en sık kullanılan sahnelerden biri; ex’le karşılaşma, biraz bakışma, belki konuşma, sandıktan anıları deşip çıkartma… "Issız Adam"ın finali örneğin; Ada ve Alper’in yıllar sonra Beyoğlu’nda karşı karşıya gelmeleriyle, boğazımızda çözülemeyecek gibi oturan koca bir düğüm ve en temizinden gözyaşlarımızın yağması aynı saniyelere denk gelir. Ya da "Yaprak Dökümü"nün hemen her hafta tekrarlanan Ferhunde ile Şevket karşılaşması… Televizyonun beyaz camına "bitmiş" gibi yansıyan bu ilişkinin, her hafta, elinde mendiliyle diziyi izleyenlere bir biçimde hatırlatılmasının bir amacı olmalı kuşkusuz!

Benimse…

Eski sevgililerimle olan münasebetim, tıpkı eski arabalarım gibi! Değiştirmek durumunda kaldığım arabalarımı nasıl ki bir daha İstanbul trafiğinde hiç görmedim -ki bunu yaşayan çok arkadaşım oldu, ex’lerimle de hiç karşılaşmadım, hüzünlü, ama romantik sahneler yaşamadım. (bu arada hem arabalarım hem de sevgililerim bir elin parmağını geçmiyor, ona göre;))

Neden?

Belki…

1. Yanlış insanları seçmiştim, onlarla aslında ortak noktamız yoktu, o yüzden de karşılaşmamız imkansızdı! Böyle tesadüfler için, aynı mekanlarda takılmak, ortak arkadaşlara sahip olmak, birbirimize yakın yerlerde oturuyor olmak gibi bir sürü "olmazsa olmazı" sıralamak gerekirdi.
O zaman!
Hepsi de benim için yanlış insanlar mıydı? Bu, yaşanan hüzünlü karşılaşmalardan çok daha ağır ve sancılı bir durum değil miydi?

2. Bir ilişkiyi sadece kalben ya da sadece beynen değil, hem kalben hem de beynen, ama bardağın son damlasına kadar (ya da bardaktan taşan ilk damlaya kadar) bitirmekti belki de neden! Hatta öyle bir bitirme ki, karşılaşsak da göremeyecek kadar körleştiren birer "son"du hepsi. Bir alışveriş merkezinde omuz omuza geçmiş olabilirdim biriyle. Belki bir diğeri ile aynı konser salonunda aynı şarkıları dinledik. Ya da karanlık sinema salonunda farklı yerlerde, aynı filmleri izledik. Ama hiç fark etmedik! Ya da hiç fark etmeyen bendim.

Konuyu paylaştığım sevgilimin "erkek gözüyle" yaptığı bu yorum, 1. maddenin izlerini sildi süpürdü, hem kalbime hem de beynime çok iyi geldi.

Çünkü…
Sezen Aksu’nun şarkısındaki gibi, "Pardon, bakar mısınız, adınız neydi sizin" diyecek kadar yabancılaşmıştık, her şeyi gerilerde, çok eskilerde bırakmayı başarmıştık! Her biri denizci düğümü kadar sağlam görünen, ama bir hamle ile anında çözülüveren ilişkilerimizi, sonrası yaşanabilecek tesadüf ve hüzünlere bırakmamıştık!

Notlarınızı ve aşklarınızı şansa bırakmak zorunda kalmayacağınız bir ay dileği ile;)

Geçen-Bu ay
En güldüğüm: "Issız Adam" demişken, Cemal Hünal’a balata hediye etmeye çalışan Özge Uzun’un görüntülerine çok güldüm. Hünal’ın "balta koleksiyonu"nu "balata koleksiyonu" olarak anlayıp "bin bir uğraşlarla" buldurduğu otomobil balatasını sanatçıya hediye ettiğinde ikisinin de yüzündeki ifade görülmeye değerdi:)))

En çok vakit geçirdiğim: www.heygirl.com.tr’den çıkamıyorum! Her gün haber, röportaj, duvar kağıtları, resim galerileriyle güncellenen Heygirl Online’a gösterdiğiniz kocaman ilgiyi yakından takip ediyorum. Bu yüzden, bilgisayar karşısına oturduğunuzda sakın bir başınıza olduğunuzu düşünmeyin;)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zoom

Yakışıklıyı 6 saniyede tavla!

Hoşlandığın yakışıklının dikkatini çekmeye kararlıysan, bu yazıyı kaçırma! Çünkü şimdi sana erkeklerin ilk 6 saniyede kızlarda nelere dikkat ettiklerini anlatacağız!

Devamı   168339