Mezunum, zıplıyorum ve acıktım:)

1884 views Yorum yap
alt

altMezunlar cemiyetinin en yenilerinden birisiyim artık. Üniversiteden mezun oldum. Yani “Sen büyüyünce ne olacaksın?” sorusunun cevabını ben ‘şuyum’ ya da ben ‘buyum’ diye yanıtlama zamanım geldi. Yani büyüklerin deyimiyle adam olmak! Ve birkaç hafta önce hala okurken, sınava girerken, kampüste tıngır mıngır dolaşırken bir törende toplanıyorsunuz ve birisi adınızı okuyor, bir kâğıt parçası veriyorlar elinize kurdeleyle çevrili, sonra tören çıkışında bir bakıyorsunuz hayat sizi bekliyor.

İşte her şey bu kadar hızlı arkadaşlar! Bir ay önce hayatın içinde ama hayatın gerçekten içinde değilken bir ay sonra bir anda kendinizi birçok karar alma sorumluluğu altında ve birçok alışkın olmadığımız olayın içinde bulabilirsiniz kolayca. Yani mezun olmak öyle yavaş yavaş, alışa alışa olabilen bir şey değil. Bekleyip bekleyip de bir günde hatta birkaç dakika içinde olup da biten bir şey.

Ve işin en ilgin kısmı insan mezun olduktan sonra günlük yaşamın her anında bunu hissetmiyor. Sadece birisi “Okuyor musunuz, çalışıyor musunuz?” diye sorduğunda kafasına dank ediyor: “A, evet mezunum.”

Yani insan gün içinde “Mezunum, karnım acıktı” , “ Mezunum, annemi özledim” ya da “Mezunum ve zıplıyorum” gibi his olmuyor. İnsan yine acıkıyor, yine birilerini özlüyor, yine hopluyor yine zıplıyor. Aslına bakarsanız çok da bir şey değişmiyor.

Zaten hayat da her gün yeniden öğrenerek, her gün yeniden çabalayarak, her gün yeniden farklı bir şeyler görüp yakalayarak geçiyor. Bir okuldan mezun oluyoruz, diğerine koşuyoruz ya da artık daha fazla öğrenmeyelim biraz da çalışalım diyoruz ama öğrenmekten de öğretmekten de hayat boyu tatlı bir şekilde kurtulamıyoruz:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir