Duma duma dum!

1041 views Yorum yap

Çok çalışmak gerek! Kaçmak yok, kaçış yolu zaten yok! Sömestir öncesi ödevler artmış, sözlüler başlamış, sınavlar coşmuşken, ne mümkün kaçmak! Çok sıkıldığınızı, tüm sorumluluklarınızı annenizin mayt düşmanı son teknoloji elektrikli süpürgesiyle süpürüp ardınızda iz bırakmadan misler gibi yatmak istediğinizi nasıl da iyi anlıyorum! “Anlayamazsın” derseniz bozuşuruz! Benim, derslerim, sınavlarım, öğretmenlerim yok diye hayatımın ağustosböceği gibi gitar çalarak geçtiğini sanıyorsanız aldanıyorsunuz! (bu durum Paris’e mahsus; koca gün evin içinde, kestane kebap yemesi sevap takılan o ne de olsa) Üstelik koca koca kızlar da olsak sınavların, dönüm noktalarının hiç bitmediğini de hatırlatırım size;)
Peki, mayt düşmanı son teknolojik elektrik süpürgeleri de içimizdeki sıkıntıyı temizleyemiyorsa, nedir çözümü acaba?

Hayallerimiz var! (sayfa 68) Uzak-yakın, büyük-küçük, fantastik-gerçekçi… İzin vermediğimiz sürece kimselerin dahil olamayacağı, içinde sadece bizim sözümüzün geçtiği, kendi kurallarımızın işlediği hayallerimiz!

Sonra arkadaşlarımız var! (sayfa 40) İlla bir sınıf dolusu olmalarına da gerek yok üstelik! Bir araya geldiğimizde dedikodu patlatabileceğimiz, sevgilimizle kavga ettiğimizde ıslak gözlerimizle kapısını çalabileceğimiz, okuduğumuz kitabın, izlediğimiz filmin en etkilendiğimiz bölümünü hiç üşenmeyip baştan sona yazıp mesaj atabileceğimiz tek bir arkadaşımız olsa bile sırtımız yere gelmez, ben diyeyim size!

Sonra güzel şeyler yemek, lezzetli şeyler içmek var! (sayfa 84) “Diyet de diyet” diye diye bir dirhem çekirdek kalmışlar neyle beslenirler, midelerindeki kocaman boşluğu nasıl doldururlar bilemem! İnsanı, canının istediğini canın çektiği anda yiyebilme özgürlüğünden daha mutlu edecek başka bir olay düşünemiyorum ben! Durumu obeziteye çevirmediğiniz sürece (sayfa 82) sorun yok bana göre, afiyet olsun, yiyin gönlünüzce.

Sonra keyif aldığımız şeylere zaman ayırmak var! Yazmak örneğin! Bu yüzden çok heyecanlandırdı beni, bu ayki “Heygirl Günlüğüm” projesi! Audition oyun karakterleriyle süslü bu süper günlüğe bayıldım ben! (sayfa 16) Kısa kısa 2010 notlarımı “Heygirl Günlüğüm”e düşmeye karar verdim bu yıl.
Yazmanın dışında, izlemek, gezmek, görmek de var elbette! Şimdi olmasa, sömestir tatiline ne kaldı şurada! Bu yüzden hazırladık “Sömestir Keyfi” diye özel bir dosya! (pek şair gördüm kendimi) (sayfa 33)

Ve sonra; tabii ki her ay Heygirl, her gün Heygirl Online var! Bir bakmışsınız en iyi arkadaş, bir bakmışsınız yakışıklı bir sevgili, bir bakmışsınız başarı tüyolarıyla dolu bir okul oluvermiş. Çünkü adı üstünde, “Heygirl, Yaşamayı Seviyorum!”

Geçen-Bu ay

En sevdiğim: Bayılıyorum Nil Karaibrahimgil’in “Duma Dum” klibine! Son zamanlarda izlerken gözümü ayıramadığım tek klip. Şarkı da fikir süper, ellerine sağlık Nil!

En etkilendiğim: Dedim ya, etkilendiğin bir şeyi yazıp arkadaşına mesaj atma diye! Ayça, yazmış, uzuuuuun bir yazı geçen akşam! Sandım ki aşık oldu, aşka geldi! Meğer Elif Şafak’ın “Aşk”ını okuyormuş, beğendiği bölümü benimle paylaşmak istemiş:) Ama olsun, sonuçta aşka gelmiş işte!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir