Doğum günlerinde ne hisseder, ne düşlersiniz?

991 views Yorum yap
alt

altBenim doğum günlerinde hissettiğim duygu sanırım bir hayli tuhaf. Yılbaşı, bayram veya sevgililer günleri gibi cümbür cemaat eğlenilen  ve mutlu olunan özel günler gibi doğum günlerinde de içim bir tuhaftır zaten. Yaşamayı, her geçen gün büyümeyi ya da günden güne kendini tanımaya biraz daha yaklaşma fikrine kesinlikle çok sıcak bakıyorum ama yine de tam bir yaş daha büyüdüğüm o gün geldiğinde kendi hayatıma uzaktan bakıyormuş gibi hissedip hayatımı yorumluyor, yorumluyor, yorumluyorum.

Belki de benim dönüm noktalarına atfettiğim anlamlar kocaman. Bir anda hayatımda somut olarak bir şeylerin değişmesini istiyorum. Bir anda en azından doğduğum güne has olarak bile olsa odak noktası olmak istiyorum, sevdiklerim benim ne kadar önemli olduğumu hatırlatsınlar, bana sürprizler yapsınlar istiyorum.

Benim için özellikle sürpriz kısmı çok önemli çünkü “şaşarak yaşamanın” ne denli önemli olduğunun farkındayım. Bu yüzden hep bir hayal kurarım her doğum günümde. Bu yılki hayalim ise bana sürpriz doğum günü hazırlamayı başaran ve aşık olduğum bir sevgili. Daha önceki ilişkilerimde ufak bir mesajdan küçük bir akşam yemeğine kadar minik ama mutluk verici sürprizlerin oldu hep birlikte olduğum erkeklere. Bahtsız bedevi olan benim doğum günlerim ise genellikle ayrılık sonralarına denk geldi ya karşı taraf o kadar inceydi ki, benden kendi doğum günü organizasyonumu yapmamı bekledi:)

Bu yüzden hep zeki ve sevgi dolu bir sevgilinin yaptığı sürpriz var hayallerimde… Bir gün karşıma düşündüğüm anlamda kocaman bir sürpriz yapan bir sevgili çıkarsa binlerce kez hayalini kurduğum o an yine de sürpriz olacak. Tuhaf değil mi?

Tabii, hayalleri bir kenara bırakıp bir de doğum günümdeki gerçek sürprizden söz etmek istiyorum. Doğum günümün sabahı dergiye geldiğimde söz vermiştim kimseye doğum günüm olduğunu bahsetmemek üzere kendime. Çünkü hatırlanmak istemenin ve hatırlanmayı talep etmenin de biraz kendini beğenmiş bir tarafı vardı. Dergiye geldiğimde kimse doğum günümü kutlamıyordu, ben de kızmak veya kırılmak yerine bunu doğal karşılayıp işlerime bakıyor, kutlama telefonu geldiğinde de çaktırmamak için dışarı çıkıp konuşuyordum.

Doğum günüm, ‘sizin için bu ay ne sürprizler yapacağımızı konuştuğumuz aylık toplantı’ günümüze denk geldi. Sibel’in odasında toplandık her zamanki gibi. Ama toplantı bir türlü başlamıyordu. İpek ve Canan’ın yaptığı bir sürü lezzetli kek, börekle adeta altın günü modundaydık. Bir saniye bile şüphelenmeyip hapur küpür yiyecekleri götürürken bir alkış ve “iyi ki doğdun” şarkısı koptu. Hazan elinde pasta ile içeri girdi. Bir pasta ya da ufak bir çikolata ya da herhangi bir şey olabilirdi gelen. Ama asıl önemlisi hakikaten şaşırabilmek, hakikaten insanların gülen gözlerini görebilmekti beni duygulandıran.

Hazan’ın ortak kullandığımız telefondan tesadüfen sürprizi öğrenmemem için pastayı getiren adamla aralarında özel bir dil oluşturması ve Burçin, Sibel, İpek, Canan ve Erhan’ın yer aldığı mini partinin bana böylesine keyif vermesinde şüphesiz ki arkadaşlığın güzelliği vardı.

Şu ana kadar beni şaşırtmayı başaran bir prens girmedi hayatıma ama yaşam salonumun arkadaşlık koltukları güzel insanlar sayesinde neredeyse doldu.

Beni dünyaya getiren ve her yıl biraz daha büyüten anneme, hareketleriyle her zaman rol modeli olarak aldığım ablama ve tüm sevdiğim insanlara teşekkürler….

Önceki yazılarım da ilgini çekebilir:

1. “Fark Var” ın tatlı hikayesi

2.Sapması kolay yanlışlar listesi

3. Kendinle ilerleyebilir misin?

4.Yasaklanmak yasaklansa!

5. AŞK

6.Tom Sturridge&eğlence

7. Mezunum, zıplıyorum ve acıktım:)

8. Sana bir kırmızı bir yeşil ışık yakıyorsa

9. İlk sendromu

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ünlüler

Amy Winehouse soyuldu!

 Uzun zamandır Karayipler’de tatilde olan Amy Winehouse’un tatil keyfi, Londra’daki evine hırsız girmesi ile kaçtı.                          

Devamı   1886