Manşet Röportaj Ünlüler

“Masum” yetenek

Hepimizin büyük bir tutkuyla izlediği “Masumlar Apartmanı” dizisi hikayesi ve oyuncu performanslarıyla çok konuşuluyor. Dizinin Neriman’ı Gizem Katmer aynı canlandırdığı karakter gibi masum ve akıllı. “Farklılıklarımızla çok güzeliz” diyen başarılı oyuncunun Heygirl’e yaptığı röportajı okuyunca, onu daha çok seveceksin:)

Röportaj: İrem Naz Güvel

 

“Masumlar Apartmanı”na kadar olan serüvenini anlatır mısın?

Kocaeli Üniversitesi’nde oyunculuk okuduğum son iki sene de Perdesiz Performans adında bir performans evi kurmuştuk, mezun bir arkadaşımızın fikri ve sermayesiyle. Orada çeşitli denemelerimiz oldu. Birçok şeyin ilkini o ekiple yaşadım. Ardından İstanbul macerası başladı benim için. Kadıköy Theatron’da “Stupid F*king Bird” adlı bir oyun çalıştık ve pandemi sürecine kadar her hafta oynadık. Çok keyifli ve öğretici bir süreçti benim için. Koşulların izin verdiği ölçüde de oynamaya devam edeceğiz oyunumuzu. Bekleriz:) Eş zamanlı olarak birkaç reklam filmi vs derken TRT 1’de yayınlanan “Masumlar Apartmanı” süreci başladı.

 

“Masumlar Apartmanı “ilk büyük projen. Kendini Neriman olarak izlediğinde neler hissettin?

Hala tam olarak kavrayabildiğim bir durum değil bu sanırım. Kendimi izliyormuşum gibi gelmiyor, yabancılaşıyorum. “Şansıma bak be” diyorum çoğu zaman içimden, kimlerle çekip oynuyorum.

 

Neriman ve izleyiciler arasında kurulan bağı nasıl değerlendiriyorsun?

Neriman’ı beslemek, sevgiyle büyütmek istiyor sanki seyircisi. Sevgisiz, ilgisiz büyüyen ablaları ve abisini de izledikleri için onun da yitip gitmesini istemiyorlar gibi görüyorum. Bu da kıymetli bir bağ gibi geliyor bana.

 

Gerçek hayatta Neriman ile karşılaşsan ona nasıl yaklaşırdın?

Nasıl yaklaşmayacağımı daha iyi kestirebiliyorum aslında. Sorulara boğmadan, merak ettiğim şeyin nasıl bir hayatı olduğu değil, onun nasıl hissettiği olduğunu farkettirerek. Birbirimizi ve hayatı keşfedecek alanlar, sohbetler açmayı deneyerek yaklaşırdım sanırım.

 

Dizide çoğu zaman duygusal sahneleri izliyoruz. Peki, set arkası nasıl? Bu atmosferi nasıl dağıtıyorsunuz?

Yoğun bir tempo, duygusal olarak da yoğun sahneler tabii ama işin içimize siniyor olması, anlattığımız hikayeyi seviyor olmamız set arkasını keyifli bir hale getiriyor. Sahnelerin atmosferi çalışma ortamımıza çok da yansımıyor aslında. Ben daha çok birbiriyle çalışmayı seven, bir sürü emekçi görüyorum sette. Bazı sahneler daha zorlayıcı olsa da ekibin enerjisinin yüksek olması o dramatik atmosferin hızlı dağılmasını sağlıyor.

 

Takıntıların var mıdır?

Ufak tefek takıntılarım var. Mesela eve dönüş yolunda birden fazla kere anahtarımı kontrol ederim:) Ama çok şükür ki hayatımı etkileyecek seviyede bir takıntım yok.

 

Boş zamanlarında neler yaparak kafanı dağıtıyorsun?

İlkokul döneminden beri hayatımda olan dostlarım var genellikle onlarla ve kedim Tortor’la geçiyor zamanım. Sosyal olmayı, hareket halinde olmayı tercih ediyorum. Kışın kayak yapıyorum fırsat buldukça. Yalnızken ise dizi ve sinema filmi izlemeyi çok seviyorum.

 

İnsanlar sana baktığında senin hakkında ne düşünmelerini istersin?

Bu zor bir soru oldu açıkçası:) Merak edip tanımak istesinler, isterim sanırım.

 

Pandemi ve yaşanılan kötü olaylar nedeniyle 2020’ye “en kötü yıl” gözüyle bakılıyor. Sen bu yılı nasıl değerlendirirsin? Senin için nasıl geçti?

Bütün dünya için zorlayıcı bir yıl olduğu kuşkusuz. Kişisel olarak benim hayatımda ise hedeflerime çok daha yakın olduğum, ilerleyebildiğim, heyecanlı bir sene oldu.

 

Sosyal medyada aktif misin? Biri hariç tüm uygulamaları silmek zorunda olsaydın, hangisini saklardın?

Aktifim. Ama daha çok bakan tarafta oldum çoğu zaman. Yazmak için değil ama okumak için Twitter, çok farklı bakış açıları var onlarla karşılaşmak hoşuma gidiyor.

 

Görünüş senin için ne kadar önemli?

Hayatımın merkezinde olmadı hiçbir zaman. Bazen süslenmek ya da ne giyeceğim düşüncesi beni yorsa da kendimi iyi hissetmek adına özenli gözükmeyi de severim, kim sevmez ki?

 

Bugün güzellik kalıplarıyla ilgili değiştirebileceğin bir şey olsaydı, bu ne olurdu?

Birbirimizin dış görünüşünde söz sahibi olmak konusundaki cürretkarlığımız sanırım. Zayıf, şişman kime göre? Uzun ya da kısa bize ne? gibi bir yerden bakabilelim birbirimize isterim.

 

Heygirl okuyucularına ne tavsiyelerde bulunmak istersin?

Hedeflerini, hayallerini gerçekleştirebilmek için kendilerine inanmalarını. Hayal ettiklerine ulaşabilmek için neler yapmaları gerektiğini iyi analiz edip, çalışmalarını, sabırlı olmalarını tavsiye edebilirim. Bir de sanırım kendi değerlerini başkaları üzerinden ölçmemelerini. Bunu zaman zaman kendime de hatırlatıyorum. Hepimiz biriciğiz ve farklılıklarımızla çok güzeliz.

 

2021’de gerçekleşmesini istediğin 3 dileğini bizimle paylaşır mısın?:)

Mesleğimi içime sinerek, hedeflediğim doğrultuda ve kendimi geliştirerek yapabiliyor olmak.

Kız kardeşim üniversite sınavına hazırlanıyor. Onun İstanbul’da istediği okulu kazanarak yanıma gelmesi ve beraber hayalimizdeki eve taşınmamız.

Türkiye’de görmek istediğim çok şehir var en az beşine gitmek ve dünyada görmediğim ülkelerden en az üçüne seyahat edebilmek.

 

Boşlukları doldur

En kötü güzellik alışkanlığım… Tırnaklarımı uzun kullanamadığımda yiyorum ne yazık ki:(

Kütüphanemdeki en ilginç kitap… “Chakra El Kitabı” – S. Sharamon

Yeni keşfettiğim müzisyen… Journers

En sevdiğim dizi… Zor soru. “Six Feet Under”

Yorum Yapın