Buse’nin güçlü yolculuğu

8028 views Yorum yap

Buse Arslan Akdeniz, şu sıralar “Kocaman Ailem” dizisinde Berrak karakterine hayat veriyor. Ondan hem güzelliğe hem de hayata karşı dik durmaya dair tüyolar aldık:)

Yazı İrem Naz Güvel

“Kocaman Ailem”, yaz dizilerine oranla biraz daha dram içeriyor. Geri dönüşler nasıldı?


“Kocaman Ailem”de dram ile komedinin uyumu biraz enteresan. Tatlı ile ekşi gibi, zıtlıklardan doğan bir uyum var. Durumlar çok komikken, aslında içinde yaşayan için dramatik ya bizde biraz öyle. Konu birde aile ve aşk olunca her şeynasıl güllük gülistanlık olabilir ki? Biz bu dizide gerçekliğe tav okuyoruz. Çiçek ve böcek tadında bir iş olmadığından, seyirci kendisinden çok şey buluyor.

Canlandırdığın Berrak karakterinde seni ne çekti?


Berrak’ta beni çeken en özel şey, hayata ve aşka karşı çok net bir tavrı olmasına rağmen, sonradan onun kırılması. Bazen kendimizin bile inanmadığımız şeyler yaparız ya, ben Berrak ile onları keşfediyorum. O, kendi varoluşunu başkasında yeni tanıyor. Büyülü bir “benlik” yolculuğu var. Ayrıca güçlü kadın duruşunun hastasıyım. Feci severim böyle kadınları.Tiyatro metinlerinde tanıştığım “Ay, Carmela” ve“Jan Dark”, bana hep kadın olmanın gücünü hatırlatan karakterler. Bilek gücüyle değil, yürek ile.

Yazın herkes dinlenirken, çalışmak seni yormuyor mu?:)


Yaza aşığım. Güneş gelsin beni boğsun gıkımı çıkartmam. Benim için yaz kış fark etmez. Çalışmadan duramıyorum. Kışın Kadir Has Üniversitesinde oyunculuk üzerine master yaptım. Sevgili İclal Atasoy ile sezona yeni bir oyun çıkarttık. Hemen ardından “Kocaman Ailem”başladı. Güzel bir ara oldu mis gibi tatilimide yaptım. Ben zamanı mevsimleri çok ciddiye almam. Anlık ne istersem onun peşinden koşarım.

Instagram profilinde birbirinden ilginç gözlüklerle poz vermişsin. Büyük bir gözlük koleksiyonun var gibi görünüyor:) Gözlük dışında başka hangi aksesuarlardan hoşlanıyorsun?


Evet, gözlükleri çok seviyorum. Onun dışında aksesuar olarak şapka severim. Tenis şapkaları gibi. Şu sıralar orijinal modeller çok moda oldu. Kışın kasket ve yuvarlak kovboy modelleri takıyorum. Yazın plajda vazgeçilmezim ise kocaman plaj şapkaları.

Lise dönemindeki yaz kombininle, şu an yapacağın kombin arasında ne gibi farklılıklar var?


Lise döneminde kombinlerden çok, güzel gözükmek için saç modelleri arayışındaydım. Nasıl makyaj yaparsam daha güzel gözükürüm diye aynalardan ayrılmazdım. Farklı bir parçam mutlaka olurdu. Hep değişik giyinmenin peşindeydim. Sanırım bu, kendimi tanımaya çalıştığım bir dönem olduğundan ve kendime olan inancımın yeni yeni oturmasından kaynaklı. Şimdi ise sadece rahatlık peşindeyim. Daha cool basic tişörtler, sade tayt ve spor elbiseler tercih ediyorum.

Zaman içinde saçların çok değişmiş. Uzun süre sağlıklı kalması için nasıl bir bakım uyguladın?


Evet, saçlarım çok değişti.“Aşk Yalanı Sever” dizisi için rasta bile yaptırdım. En sağlıklı bakımın has zeytinyağı olduğunu düşünüyorum. Ama kokusu hoş olmuyor. En son Ayvalık’ta bir yer keşfettim ve oradan zeytinyağından yapılan bir bakım ürünü buldum. Kokusuda rahatsız edici değil.Şu an onu kullanıyorum.

Fotoğraflarda güzel çıkmak için bize verebileceğin bir tüyo var mı?:)


Kesinlikle gülümsemek ama gülümserken çok içten olması için sesli gülmek güzel bir tüyo olabilir. Onun dışında çok sevdiğin birinin imgelemini canlandırabilirsin gözünde. Buda gözlerinin içinin parlamasına sebep olur.

Şu sıralar seni en çok ne mutlu ediyor?


Şu sıralar huzurun ve dinginliğin yeni kazanılan bir zaferden çok daha özel olduğunu keşfettim. Mutlu olmak için özel bir şey yapmak gerekmiyor.Hayatımda herşeyin stabil oluşu ve bir fanus içinde korunuyormuşum hissinin ötesine hiçbir şeyin geçemediğini fark ettiğimden beri mutluyum. Yani sahip olduklarımın ötesinde beklentilerim yok. Onların tadını çıkartıyorum.

 

Buse’den tavsiyeler

  • Sevmek kadar güzel bir şey yok. Sevgiyle herşeyin üstesinden gelebilirsiniz.
  • Kendi gücünüzün farkına varın ve size yapamazsın diyenlere asla kulak asmayın.
  • Mutlaka sanat ve sporla ilgilenin.
  • Bakımlı, temiz ve kendinize güvenli olduğunuz sürece gülüşünüzün önüne hiç bir şey geçemez.
  • Ve en önemlisi yaratıcı olun. Bırakın çatılar sizin için kiremit rengi ve hayal gücünüzün sınırları olmasın. Italo Calvino okuyun. Sonra yine yaratıcı olun:)

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir