Hey Girl


Star Buluşma

Bu ayki konuklarımız Yüksek Sadakat!

(Soldan sağa) Uğur Onatkut, Serkan Özgen, Aslı Öner, Kenan Vural, Deniz Öner, Alpay Şalt ve Kutlu Özmakinacı... Yüksek Sadakat elemanları ve Heygirl okurları. Göster

Yazı: Hazan Aköz
Fotoğraflar: Onur Kolkır

Hazan: Önce yeni albümünüz Katil&Maktul'den bahsedelim. Nasıl gidiyor?

Kutlu: İyi gidiyor. Çıkalı aşağı yukarı bir ay oldu. Durmadan koşuşturup duruyoruz. Çok güzel bir telaş içindeyiz.

Aslı: Albüme gelen tepkiler nasıl?

Kutlu: Tabii asıl iyi olan albüme gelen tepkiler zaten. Herkesin çok beğendiğini söylediği bir albüm oldu. O açıdan çok keyifliyiz. İyi zamanlar bunlar.

Kenan: Evet.

Deniz: Şarkılar da çok güzel.

Hazan: Genellikle ikinci albümlerde biraz düşüş olabilir. Ama sizde kesinlikle öyle bir şey yok. Sound'da biraz değişiklikler var sanki...

Kutlu: İlk albümün genel sound'u biraz daha doğuya yakındı. Bu albüm, daha batılı şarkılardan oluşan bir albüm oldu. Bir de ilkinde şarkılar herhangi bir konuda odaklanmıyordu. Bu albümün ortak bir teması var ve onun etrafında dönüyor şarkılar. Kısacası bir konsept albümü yaptık. Bu da çok rastlanan bir şey değil Türkiye'de.

Hazan: Kenan, guruba yeni katılan bir isimsin ve senin vokalini de biz çok başarılı bulduk...

Kenan: Çok teşekkürler. Mutlaka çalınan her nota müziğin algılanışını değiştiriyor. Ses de müzikal bir enstrüman. Bu yüzden yeni bir solist de epey bir yenilik demek. Türkiye'de solistin sesi, Amerika ve Avrupa'ya göre olması gerektiğinden daha ön planda. Bu da genel müziğin tınısını oldukça etkiliyor.

Hazan: Yüksek Sadakat'le birlikte olmak, onlarla çalışmak nasıl hissettiriyor sana?

Kenan: Gayet iyi:)

Hazan: Arkadaşlarla anlaşabiliyor musunuz?

Kenan: Valla Kutlu'yu pek sevmem:) Alpay'ın uzun saçlarından pek hoşlanmıyorum, ama idare ediyoruz işte:)

Kutlu: Şöyle bir durum olmasın; Yüksek Sadakat biziz, Kenan değil gibi! Öyle bir şey yok. Biz hepimiz Yüksek Sadakat'iz:)

Kenan: Tabii ben yeni olduğum için bu soruya maruz kalıyorum:) Ama aramızdaki bağ, çok organik bir bağ. Biz beş kişi, beş parmak gibiyiz. Bunlar sıkıldığı zaman yumruk oluyor ve beş parmağın her birinden daha güçlü bir hale geliyor. Sanırım biz böyle bir yumruk olmayı becerebildik:)

Aslı: Kutlu sen evlisin ve bir kızın var. Yalnız çok güzel aşk şarkıları yazıyorsun. Eşin ne düşünüyor bu konuda?

Kutlu: Kadınların merak ettikleri şeyler hep aynı tabii:) Ama samimiyetle cevap vereceğim. Şarkı yazarken aslında çok da o şarkının konusu üzerine odaklanarak yazmıyorum. Önce müziği yapıyorum. Ardından o müziğin bana hissettirdiği duyguları yakalamaya çalışıyorum. O esnada çok da rasyonel bir süreç içerisinde olmuyorum. Kısacası biraz trans halinde oluyorum. Belki de daha önce bilinçaltına ittiğim bazı duygular bu trans anında ortaya çıkıyor:)

Uğur: Biri yok mu yani:)

Kutlu: Biri yok:) Bu daha çok birinin olması ihtimaliyle alakalı bir şey.

Alpay: Senarist olsan, bir senaryo yazsan da aynı şey, değil mi? Sen bunu yaşayamıyorsun ki! Zorunda değilsin ki. Kurmaca bir şey bu!

Deniz: En çok ilgi gören şarkınız hangisi?

Serkan: Görüşler çok farklı. Yani herkes başka bir parçayı beğeniyor. Grup içinde de durum aynı. Seçmek çok zor, ama mesela ben "Babamın Evinde"yi ve "Savaşçının Yolunda"yı çok seviyorum. Ama çok da ayıramıyorum. Hepsini çok beğeniyorum.

Alpay: "Babamın Evinde"yi ve "Yavaş"ı seviyorum.

Kutlu: "Babamın Evinde"yi ve "Aşk Durdukça"yı seviyorum.

Uğur: "Babamın Evinde" genel olarak çok seviliyor.

Kenan: "Ben Seni Arayamam" da güzel.

Aslı: Biz sizin şarkılarınızı dinliyoruz. Peki siz gençken kimleri dinlerdiniz? Odanızın duvarlarına kimlerin posterlerini asardınız?

Serkan: Ben hep punk gruplarının posterlerini astım duvarlarıma. Yani punk akımdan çok etkilendim, çok sevdim.

Kutlu: Ben hiç poster asmadım. Şimdi yaşım ortaya çıkacak:) Alman eğitimi veren bir okulda okuyordum. Almanya'dan gelen arkadaşlarımız vardı okulda. Orada çalışan Türk işçilerinin Türkiye'ye döndüğünde gelen çocukları genelde bizim okula gelirdi. Onların posterleri olurdu. Biz de bakardık onlara ve "Bu ne kadar güzel bir şey" derdik:)

Serkan: Biz de böyle arkadaşların evlerine gittiğimiz zaman görürdük:)

Alpay: Bravo Dergisi vardı. Almancaydı, o dergileri anlamasak da saatlerce resimlerine bakardık.

Kenan: Benim o zamanlar çalışma masam ahşaptı. Pink Floyd'u çok severdim. Onların "The Wall" albümünde çok karakteristik bir Pink Floyd yazısı vardı. Sanki elle yazılmış gibi... Ben ispirtolu kalemle, ahşap masamın üzerine o yazıyı taklit ederek yazmıştım. Hatta böyle oranları güzel olsun diye, önce kurşun kalemle yazacağım yeri karelere ayırmıştım, kareli defter gibi. Çok da başarılı olmuştu. O masa annemlerin evinde hala duruyor. O yazıya bakarak ders çalışırdım:)

Aslı: "Keşke buraya gelseler de dinlesek" dediğiniz gruplar hangileri?

Kutlu: Ben hep U2, REM ve Red Hot Chili Peppers isterdim. Birisi gelirse süper olacak.

Kenan: Eğer Pink Floyd birleşip gelirse harika olur.

Hazan: Buradan aşka zıplayacağım ben! Biraz uzun atlama gibi olacak ama:) Aşk adamı mısınız?

Alpay: Ben romantik bir insan değilim.

Kenan: Aşkı sadece kadına karşı duyulan aşk olarak algılamıyorum. Hayata karşı olan aşk, yaşama isteğine olan aşk... Ben hayatı çok büyük bir aşkla ve tutkuyla yaşıyorum. Müzikle uğraşmam da bu yüzden, motosiklete binmem de... Denize bu yüzden bayılıyorum ve yelkencilikle uğraşıyorum. Doğa ile bütünleşebilmek benim için çok önemli. Hayata aşığım, aşk olmazsa hiçbir şey olmaz. Bir insana karşı duyulan aşk, bir aşk denizinin damlalarından biri sadece.

Uğur: Benim için de müzik aşkı her şeyin önünde.


Star Buluşma Arşivi
Üye girişi
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓
X ANKET
Bedeninde, güzelliğine gölge düşürdüğünü hissettiğin bir ''kusur'' var mı?
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.